Uluslararası sözleşmelerin ihlali / hukuk ihlalleri

Paris Prensipleri ve BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 

Paris Prensipleri (2007) uyarınca 

»[…] silahlı kuvvetler veya gruplar tarafından askere alınan veya kullanılan […] bu bağlamda savaşçı, aşçı, haberci, casus veya cinsel köle gibi çatışmalarla dolaylı şekillerde kullanılan […] on sekiz yaşının altındaki herkes çocuk asker olarak kabul edilir.« (Unicef 2007) 

Hem on sekiz yaşına erişmemiş kişilerin silahlı kuvvetlerine zorunlu olarak alınması hem de bu kişilerin ebeveynlerinin rızaları alınmadan çatışmalara dahil edilmesi Şubat 2002’de yürürlüğe giren Çocuk Haklarına Dair Söyleşme, Çocukların Silahlı Çatışmalarda Yer Almalarıyla İlgili Seçmeli Protokol’ün ihlali demektir. Söz konusu Protokol’ün 3. maddesi, 1. fıkrasında şöyle belirtilmiştir: 

»(1) Taraf devletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 38. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen ulusal silahlı kuvvetlerine gönüllü asker alımı için asgari yaşı, anılan maddede yer alan ilkeleri göz önüne alarak ve Sözleşme’ye göre 18 yaşından küçüklerin özel korunmaya hakkı olduğunu kabul ederek, yıllar itibarıyla yükselteceklerdir.« 

Protokol’ün aynı maddesinde özel korunmaya yönelik önlemler somutlaştırılmıştır: 

»(3) Ulusal silahlı kuvvetlerine 18 yaşın altındaki kişilerin gönüllü olarak alınmasına izin veren Taraf Devletler, asgari olarak aşağıdaki önlemleri almakla yükümlüdür: 

  1. Bu koşullarda bir askere alım gerçekten gönüllü olmalıdır; 
  2. Bu koşullarda bir askere alım ilgili kişinin ana-babasının veya yasal koruyucularının rızalarını bildirmesi suretiyle yapılır; 
  3. Bu kişiler, bu koşullar altındaki bir askeri hizmetin içerdiği tüm görevler hakkında tam anlamıyla bilgilendirilmiş olmalıdır ve 
  4. Bu kişiler, ulusal askeri hizmete kabul edilmeden önce yaşlarına dair güvenilir kanıtları ibraz etmelidirler.« 

Ayrıca on beş yaşından küçük çocukların silahlı kuvvetlere alımı ve çatışmalara dahil edilmesi BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin (1989) de ihlali anlamına gelmektedir. Sözleşmenin 38. maddesi, 2. ve 3. fıkralarında şöyle belirtilmiştir: 

»(2) Taraf Devletler, on beş yaşından küçüklerin çatışmalara doğrudan katılmaması için uygun olan bütün önlemleri alırlar.« 

»(3) Taraf Devletler, özellikle on beş yaşına gelmemiş çocukları askere almaktan kaçınırlar. Taraf Devletler, on beş ile on sekiz yaş arasındaki çocukların silah altına alınmaları gereken durumlarda, önceliği yaşça büyük olanlara vermek için çaba gösterirler.« 

Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Tüzüğü uyarınca »on beş yaşından küçük çocukların silahlı kuvvetlere çağrılması, askere alınması veya çatışmalarda aktif olarak kullanılması« savaş suçu olarak nitelendirilmektedir.

 

Askerlik yasası ve zorunlu askerlik 

PYD uluslararası sözleşmelerin yanı sıra kendi »yasalarını« ve kendi imzaladığı taahhütnameleri de ihlal etmektedir: 13 Temmuz 2014’te PYD Suriye-Kürdistanı’nda yer alan bölgeler için askerlik yasasını yürürlüğe koymuştur. Söz konusu yasanın 1. ve 2. maddelerinde yasanın kimler için geçerli olduğuna dair şöyle belirtilmiştir : 

»(2) Öz savunma yükümlülüğü bütün halk için toplumsal ve ahlaki bir yükümlülüktür. Bu nedenle, bölgede yaşayan her ailenin bir ferdini öz savunma yükümlülüğünü yerine getirmek üzere silahlı kuvvetlere vermesi gerekmektedir.« 

»(3) Bu yasa 18 ilâ 30 yaş arasında tüm erkekler için geçerlidir. Kadınlar gönüllü olarak savunmaya katılabilirler.« 

Buna göre 18 yaşının altındaki kişilerin askere alınması PYD’nin kendi yasalarının ihlali demektir. 

YPG, YPJ ve »Demokratik Özerk Yönetim« temsilcileri sivil toplum örgütü Geneva Call’un çağrısıyla 5 Temmuz 2014’te Çocukların Silahlı Çatışmaların Etkilerinden Korunmasına Dair Taahhütname [Deed of Commitment for the Protection of Children from the Effects of Armed Conflict] imzalamışlardır. Taahhütname uyarınca on sekiz yaşının altındaki çocukların silahlı çatışmalara dahil edilmemeleri ve çocukların silahlı çatışmaların etkilerinden korunması öngörülmektedir. 

»Çocukların Silahlı Çatışmaların Etkilerinden Korunmasına Dair Taahhütname’yi imzalayan devletin silahlı kuvvetleri dışında kalan silahlı aktörler 

  • çocukların çatışmalarda kullanılmasının yasaklanmasını 
  • çocukların silahlı kuvvetlere alınmamasını veya zorla dahil edilmemesini sağlamayı 
  • çocukları serbest bırakmayı ve onları güvence ve himaye altına almayı 
  • çocuklara -uzman çocuk koruma kurumlarıyla iş birliği sayesinde- ihtiyaçları olan yardım ve ilgiyi sunabilmek üzere ellerinden gelen her şeyi yapmayı taahhüt etmektedirler.« 

Taahhütnamenin imzalanmasının ardından YPG ve PYD saflarından reşit olmayan toplam yüz kırk dokuz çocuğun serbest bırakıldığına dair bilgi verilmiştir. Ancak taahhütname PYD’nin askere alma yöntemlerine temel bir değişim getirmemiştir.